Söyleyin Alfred'e Artık Onu Sevmiyorum

Bir çocuğun kalbi, acının ve adalet duygusunun en saf hâlidir… Ve bazen bir mektup, bütün bir dünyayı suçlayacak kadar güçlüdür. “Söyleyin Alfred’e Artık Onu Sevmiyorum”, küçük bir çocuğun, Nobel’in masum yüzüne yönel ği büyük hesaplaşmayla başlar. Köyünde keçilerin dans e ği yamaçlardan babasının masallarına; muzun kokusundan dinamitle parçalanan bir hayata uzanan bu içli anla , okuru daha ilk sayfada yakalayıp bırakmıyor. Vakkas Karaoğlan, romanında hem büyüme hikâyesi hem de bir vicdan muhasebesi kuruyor. Babasını trajik bir patlamada kaybeden küçük kız, ö esini tarihin içinden seç ği bir figüre—Alfred Nobel’e—mektuplarla yönel rken; bir yandan da kendi yaralarını, kendi çocukluğunu, kendi masallarını okuyucunun kalbine işliyor. Roman yalnızca bireysel bir hesaplaşmanın değil; toplumun, cehale n, geleneklerin, yoksulluğun ve sevginin iç içe geç ği güçlü bir sosyal panoramanın da hikâyesi. Bir mahalle… Bir ev… Bir mektup… Ve bir çocuğun susarak değil, yazarak haya a kalma çabası… Çarpıcı karakterler, içten diyaloglar, yer yer mizahi, yer yer yürek burkan sahnelerle örülmüş bu roman; okuru hem düşündürüyor hem de duyguların en ince yerinden yakalıyor. Söyleyin Alfred’e Ar k Onu Sevmiyorum, bir çocuğun yarısından eksilen dünyasını tamamlamak için verdiği sessiz ama sarsıcı mücadelenin romanı. Okuyanın içindeki “küçük çocuk”u uyandıran, hüzünle umut arasında salınan güçlü bir eser.
Bir yanıt yazın